Tufan Erhürman Resmi Web Sitesi

Yolsuzlukla İlgili Ceza (Değişiklik) Yasa Önerisi

Genel Gerekçe

Yolsuzluk ve görevi kötüye kullanma günümüzde tüm devletlerde kamu yönetimine olan güveni sarsan olguların başında gelmektedir.

İngiliz Sömürge İdaresi döneminde yürürlüğe giren Fasıl 154 Ceza Yasası’nın Üçüncü Kısmının Birinci Bölümünde yer alan konuyla ilgili düzenlemeler bugünün gereksinimlerine yanıt vermekten çok uzaktır. Bu bölümde, bir yandan zimmet, irtikap gibi suçlar açık bir biçimde düzenlenmemiş, diğer yandan da rüşvetle ilgili maddede suça karışanların tümünün cezalandırılmasını sağlayacak bir hüküm öngörülmemiştir.

Bölümle ilgili ikinci temel sorun, yolsuzluk başlığı altında toplanabilecek suçların hafif suçlar kategorisi içerisinde ele alınmış ve dolayısıyla hafif sayılabilecek cezaların öngörülmüş olmasıdır. Oysa yolsuzluk, hem Devlete hem de topluma karşı işlenmiş ağır bir suçtur ve caydırıcılığın sağlanması için ağır cezalar öngörülmesi gerekir. Ayrıca, Anayasamızın 84’üncü maddesinde yer alan ve yerindeliği kamuoyunda ciddi biçimde tartışılan “yasama dokunulmazlığı”na ilişkin hükmün 2’nci fıkrasında, beş yıl veya daha çok hapis cezasını gerektiren suçüstü durumunun yasama dokunulmazlığının kapsamı dışında kaldığı düzenlenmiştir. Dolayısıyla, yolsuzlukla ilgili suçların cezalarının ağırlaştırılması, suçüstü halinde milletvekillerinin ve milletvekili olsun olmasın bakanların yasama dokunulmazlığından yararlanamamasını sağlamak açısından da önemlidir.

Bu sorunların giderilmesi amacıyla bu Öneri’de, yolsuzluk başlığı altında toplanabilecek suçlar, analitik biçimde birbirinden ayrılmış, “görevi yerine getirme karşılığında ödül kabul etme”, “rüşvet verme”, “rüşvet alma”, “rüşvete aracılık etme”, “irtikap”, “zimmet”, “iltimas karşılığında menfaat temin etme”, “menfaat temini için sahte, gerçek dışı veya hukuka aykırı evrak düzenleme, imzalama, tasdik etme veya verme” gibi suçlar ayrı ayrı düzenlenmiş ve bu suçlar için ağır cezalar öngörülmüştür.

Ayrıca, yolsuzluk başlığı altında toplanabilecek suçları ve görevi ihmal ve görevi kötüye kullanma suçlarını işleyebilecek olan kişiler, bu konuda herhangi bir yorumu gerektirmeyecek biçimde sayılmış, özellikle başbakan, milletvekili olsun olmasın bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, muhtarlar ve ihtiyar heyeti üyeleri gibi seçilmişlerin de bu suçları işleyebilecekleri açık bir biçimde düzenlenmiştir.

Bunlara ek olarak, geniş anlamda kamu hizmetinde görevli kişiler arasında sayılabilecek olan tasdik memurları, yasayla kurulmuş yönetim kurullarının başkan ve üyeleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının başkan ve yönetim kurulu üyeleri, kooperatiflerin ve kamu bankalarının başkan ve yönetim kurulu üyeleri de yolsuzluk başlığı altında toplanabilecek olan suçları ve görevi ihmal ve görevi kötüye kullanma suçlarını işleyebilecekler arasında sayılmıştır.

Öneri’de yer alan bir başka yenilik, yolsuzluk suçları arasında en yaygın ve kanıtlanması en güç olanlarından birini teşkil eden rüşvet suçlarının açığa çıkarılabilmesini ve kamu yönetimine güvenin tesis edilebilmesini sağlamak amacıyla, rüşvet suçunda etkin pişmanlık halinde, bunu yapanın cezalandırılmayacağının öngörülmüş olmasıdır. Bu düzenlemeyle, hem rüşvet suçlarının açığa çıkarılması hem de suça taraf olan diğer kişilerin cezalandırılması yoluyla kamu yönetimine olan güvenin tesis edilmesi hedeflenmiştir.

Fasıl 154 Ceza Yasası’nın görevi kötüye kullanma ve görevi ihmalle ilgili düzenlemeleri de yetersizdir. Esas Yasa’nın Üçüncü Kısmının Birinci Bölümünde yer alan diğer suçlara kıyasla genel, tali ve tamamlayıcı nitelikte olan bu suçlar bu mantık çerçevesinde düzenlenmiştir. Bu arada, bir tür görevi ihmal veya görevi kötüye kullanma suçu olarak nitelendirilebilecek olan “görevi kötüye kullanma veya görevi ihmal suretiyle fırsat eşitliği sağlanmaksızın kamu personeli istihdamı suçu”, ülkemizde bu suç dolayısıyla kamuoyunda yaşanan kamu yönetimine güven erozyonu dikkate alınarak, ceza politikası gereği ayrı bir suç olarak düzenlenmiş ve bu suç için, diğer görevi kötüye kullanma ve görevi ihmal suçlarına kıyasla daha ağır bir ceza öngörülmüştür.

Öneride ayrıca “zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması” suçu da düzenlenmiş ve insan hakları açısından ciddi sorunlar yaratan, zor kullanma yetkisine sahip kamu personelinin görev yaptığı sırada kişilere karşı görevinin ve durumun gerektirdiği ölçüyü aşarak zor kullanmasının da ağır bir suç olduğu belirtilmiştir.

Bu Öneri’nin temel amacı, yolsuzluk başlığı altında toplanabilecek olan suçları ve görevi kötüye kullanma ve ihmal suçlarını analitik biçimde düzenlemek ve bu suçlar için caydırıcı cezalar öngörmek suretiyle, kamu yönetimine duyulan güvenin sarsılmasını önlemektir.

Madde Gerekçeleri

1. Önerinin (1)’inci maddesi ile Yasa’nın kısa ismi ve bu Yasa’nın Esas Yasa olarak anılan Ceza Yasası ile birlikte okunacağı düzenlenmiştir.

 

2. Önerinin (2)’nci maddesi ile Esas Yasa’nın 100’üncü maddesi değiştirilmiştir. Bu madde ile yalnızca Esas Yasa’nın Üçüncü Kısmı’nın Birinci Bölümü için geçerli olmak üzere, bu bölümde metin başka türlü gerektirmedikçe kabul edilecek “kamu hizmetinde görevli kişi” ve “kamu personeli” kavramlarına ilişkin tanımlar yapılmıştır.

“Kamu hizmetinde görevli kişi”, başbakanı, milletvekili olsun veya olmasın bakanları, milletvekillerini, yargıçları ve savcıları, belediye başkanlarını, belediye meclis üyelerini, muhtarları ve ihtiyar heyeti üyelerini, güvenlik kuvvetleri mensuplarını, polis mensuplarını, tasdik memurlarını, Devletin veya kamu kurum ve kuruluşlarının avukatlığını veya hukuk danışmanlığını yapanları, bu maddede tanımlanan biçimiyle kamu personelini ve bunlara ek olarak, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarının (örneğin baroların, Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin), kooperatiflerin, Vakıflar ve Din İşleri Dairesi’nin  ve yasalarla oluşturulan yönetim kurullarının başkan ve yönetim kurulu üyelerini anlatır. Geniş anlamıyla kamu hizmeti yürüttükleri için, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, kooperatiflerin ve Vakıflar ve Din İşleri Dairesi’nin başkan ve yönetim kurulu üyeleri ve yasayla kurulmuş diğer yönetim kurullarının başkan ve üyeleri de bu bölümdeki suçları işleyebilecek kişiler arasında sayılmışlardır.

“Kamu personeli” kavramı ise, kamu görevlileri yanında, Anayasa’nın 120’nci maddesinde yer alan dar anlamda kamu görevlisi kapsamı dışında kalan ve hangi yasa altında istihdam edildiğine ve istihdam şekline bakılmaksızın, Devlette, yerel yönetimlerde ve özerk birimlerle döner sermayeli kuruluşlar dahil, her tür ve düzeydeki kamu tüzel kişilerinde görev yapan tüm (örneğin sürekli, süreli, geçici, sözleşmeli) personeli de kapsaması amacıyla geniş biçimde tanımlanmıştır.

 

3. Önerinin (3)’üncü maddesi ile Esas Yasa’nın 101’inci maddesi değiştirilmiştir. Yürürlükteki Yasa’nın 101’inci maddesinin kenar başlığı “Kamu Görevlilerinin Rüşvet Alması”dır. Bu başlığın “Görevin Yerine Getirilmesi Karşılığında Ödül Kabul Etme” olarak değiştirilmesi önerilmektedir. Bu değişikliğin birinci amacı, yalnızca kamu görevlilerinin değil, yukarıdaki (2)’nci maddede tanımlanan şekliyle kamu hizmetinde görevli herkesin görevi ifa karşılığında para, mal veya ödül almasını veya kabul etmesini suç olarak düzenlemektir. Başlıkta yapılan ikinci değişiklik, “rüşvet” kavramının başlıktan çıkarılmasıdır. Rüşvet suçu aşağıda ayrı bir maddede düzenlendiğinden ve bu suçun işlenmesi için kamu hizmetinde görev yapan kişinin görev alanına giren bir işi, menfaat temin etmek amacıyla, hukuka aykırı olarak yapması veya yapmaması gerektiğinden, “rüşvet” kavramı bu maddenin yan başlığından çıkarılmıştır.

Ayrıca bu değişiklikle yürürlükteki Yasa’da hafif suç olarak düzenlenen suç ağır bir suç olarak tanımlanmış ve cezanın üst haddi de beş yıla çıkarılmıştır. Cezanın artırılmasının iki sebebi vardır. Birincisi kamu yönetiminin güvenilirliğine karşı işlenen suçların hafif değil ağır suç olarak kabul edilmesi gerektiğinin düşünülmesidir. İkincisi ise, Anayasa’nın 84’üncü maddesinin (2)’nci fıkrasında, beş yıl veya daha çok hapis cezasını gerektiren suçüstü durumunun yasama dokunulmazlığının kapsamı dışında tutulmuş olmasıdır. Bu düzenlemeyle en azından suçüstü durumlarında, yolsuzluk yapan bakan ve milletvekillerinin yasama dokunulmazlığından yararlanamamasının önünün açılması amaçlanmıştır. Bu gerekçe aşağıdaki diğer suçlardan beş yıldan fazla hapis cezasını gerektirenlerin tümü için geçerlidir.

 

4. Önerinin (4)’üncü maddesi ile Esas Yasa’ya 101A maddesi eklenmiştir. Bu madde ile rüşvet suçu düzenlenmiştir.

Rüşvet suçunu irtikap suçundan ayıran temel unsur, kamu hizmetinde görevli kişinin görev alanına giren bir işi, menfaat temin etmek amacıyla, hukuka aykırı olarak yapması veya yapmamasıdır. Aynı kişinin, görev alanına giren ve hukuka uygun olarak yapılması veya yapılmaması gereken bir iş karşılığında menfaat temin etmesi, rüşvet suçunu değil, irtikap suçunu oluşturacaktır.

Maddenin (1)’inci fıkrasında rüşvet verme suçu düzenlenmiştir. Bu suç, kamu hizmetinde görevli bir kişiye veya onun göstereceği üçüncü kişiye, görev alanına giren bir işi hukuka aykırı olarak yapması veya yapmaması için, doğrudan doğruya veya aracılar vasıtasıyla menfaat sağlanması durumunda işlenir. Bu suç ağır bir suçtur ve suçu işleyen kişi, on yıla kadar hapis ve ayrıca para cezasıyla cezalandırılabilir.

Maddenin (2)’nci fıkrasında rüşvet verme suçu düzenlenmiştir. Bu suç, kamu hizmetinde görevli bir kişi tarafından, görev alanına giren bir işi hukuka aykırı olarak yapmak veya yapmamak için, kendisine veya göstereceği üçüncü bir kişiye, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla menfaat temin etmesi halinde işlenmiş sayılır. Rüşvet alma ağır bir suçtur ve suçu işleyen kişi, on yıla kadar hapis ve ayrıca fıkrada belirlenen para cezasıyla cezalandırılabilir.

Maddenin (3)’üncü fıkrasıyla, rüşvet veren ve alanın rüşvet konusunda anlaşmaya varmaları halinde, anlaşmanın gereklerinin yerine getirilmesine (örneğin üzerinde anlaşılan paranın rüşvet alana fiilen verilmesine) ihtiyaç duyulmaksızın, suçun tamamlanmış olacağı düzenlenmiştir. Burada önemli olan, tarafların, kamu yönetimine duyulan güveni sarsan bu davranışı yapmak konusunda anlaşmış olmalarıdır. Anlaşmaya varıldıktan sonra kendi iradeleri dışındaki sebeplerle veya başka sebeplerle anlaşmanın gereğinin yerine getirilememiş olması, suçu işlenmemiş hale getirmeyecek ve anlaşmaya göre rüşvet vermeyi taahhüt eden kişi bu maddenin (1)’inci fıkrasına göre rüşvet verme, anlaşmaya göre rüşvet almayı taahhüt eden kişi de bu maddenin (2)’nci fıkrasına göre rüşvet alma suçunu işlemiş sayılacaklardır.

Maddenin (4)’üncü fıkrasında, kamu hizmetinde görevli kişinin rüşvet talebinde bulunması suçu düzenlenmiştir. Bu fıkradaki suçun söz konusu olabilmesi için rüşvet talebinin kendisinden bu yönde talepte bulunulan kişi tarafından kabul edilmemiş olması gerekmektedir. Ancak bu durumda da kamu hizmetinde görevli kişi rüşvet talep etmek suretiyle kamu yönetimine duyulan güveni sarsmıştır. O nedenle işlenen suç bu maddenin (2)’nci fıkrasında düzenlenen rüşvet alma suçu gibi ağır bir suçtur ve on yıla kadar hapis ve ayrıca para cezasını gerektirir.

Maddenin (5)’inci fıkrasında kamu hizmetinde görevli bir kişiye rüşvet teklif etme suçu düzenlenmiştir. Bu suçun söz konusu olabilmesi için bu teklifin kamu hizmetinde görevli kişi tarafından reddedilmiş olması gerekir. Bu durumda kamu yönetimine duyulan güven sarsılmadığı ve bu suçu işleyen kişi kamu hizmetinde görevli bir kişi olmadığı için, işlenen suç yine ağır bir suç olmasına karşın, cezası, beş yıla kadar hapis ve ayrıca para cezasıdır.

Maddenin (6)’ncı fıkrasında rüşvete aracılık etme suçu düzenlenmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için failin rüşvet teklifini veya talebini karşı tarafa iletmesi veya rüşvetin fiilen teminini sağlaması (örneğin parayı rüşvet verenden alıp rüşvet alana iletmesi) gerekir. Bu suç ağır bir suçtur ve suçu işleyen kişi, dört yıla kadar hapis ve ayrıca para cezasıyla cezalandırılır.

Fıkranın ikinci paragrafına göre, rüşvete aracılık etme suçunu işleyen kişi kamu hizmetinde görevli bir kişiyse, bu kişi ağır bir suç işlemiş olacak ve altı yıla kadar hapis ve ayrıca para cezasıyla cezalandırılacaktır.

Maddenin (7)’nci fıkrasında başkasının verdiği rüşvet karşılığında menfaat temin etme suçu düzenlenmiştir. Bu suçun söz konusu olabilmesi için, rüşvet alan ve veren dışındaki üçüncü bir kişi, verilen rüşvet karşılığında bir menfaat temin etmeli (örneğin hukuken yapılması mümkün olmayan bir işi yapılmalı veya hukuken yapılması gereken bir iş onun lehine yapılmamalı) ve bu üçüncü kişi bu durumun rüşvet karşılığında meydana geldiğinden haberdar olmalıdır. Rüşvet dolayısıyla hukuka aykırı bir menfaat temin eden kişi, bu durumdan haberdar olmaması halinde, herhangi bir suç işlemiş sayılmayacaktır.

 

5. Önerinin (5)’inci maddesi ile Esas Yasa’ya 101B maddesi eklenmiştir. Bu madde ile rüşvet suçlarında etkin pişmanlık düzenlenmiştir. Bu maddeyle hedeflenen, çoğu zaman açıklığa kavuşturulması güç olan rüşvet suçlarının açıklığa kavuşturulmasının kolaylaştırılmasıdır. Bu amaçla, rüşvet verenin, rüşvet alanın, rüşvet konusunda anlaşma yapan tarafların, rüşvete aracılık eden veya rüşvetten yararlanan üçüncü kişilerin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden ve bu konuda idari veya cezai herhangi bir soruşturma başlatılmadan önce yetkili makamları durumdan haberdar etmeleri ve rüşvet alan söz konusu olduğunda rüşvetin aynen teslim edilmesi halinde cezalandırılmayacakları düzenlenmiştir.

Ancak, resmi makamlar durumdan haberdar olduktan veya bu konuda idari veya cezai herhangi bir soruşturma başlatıldıktan sonra yetkili makamlar önünde itirafta bulunulması suçu işleyenin cezalandırılmasını engellemeyecektir.

Ayrıca, rüşvet alanın, verenin, bu konudaki bir anlaşmaya taraf olanlardan birinin veya aracılık eden veya rüşvetten yararlanan üçüncü kişinin etkin pişmanlık dolayısıyla ceza almaması, söz konusu rüşvet olayına karışan diğer kişilerin ceza almasını engellemeyecektir.

 

6. Önerinin 6’ncı maddesi ile Esas Yasa’ya 101C maddesi eklenmiştir. Bu madde ile irtikap suçu düzenlenmektedir. İrtikap suçu, kamu hizmetinde görevli kişi tarafından, görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması suretiyle işlenir. Bu suç, bu Yasa’nın 3’üncü maddesinde düzenlenen “Görev Karşılığında Ödül Kabul Etme” suçundan ve bu Yasa’nın 4’üncü maddesinde düzenlenen “Rüşvet” suçundan farklıdır. Bu Yasa’nın 3’üncü maddesinde düzenlenen suç, görevi yerine getirmek karşılığında hizmetten yararlananlardan mal, para veya ödül alınmasıdır. Rüşvet suçunda ise bir işi hukuka aykırı bir biçimde yapmak veya yapmamak için menfaat elde edilmesi söz konusudur. Oysa irtikap suçunda hukuka uygun bir işin yapılması karşılığında bir menfaat temin edilmekte veya menfaat vaadi alınmakta ancak bu menfaati sağlayan veya vaatte bulunan kişi, hukuka uygun işinin, hiç, gerektiği gibi veya zamanında yapılmayacağı endişesiyle bu menfaati sağlamakta veya vaatte bulunmaktadır. Yani irtikap suçunu işleyen kişi, menfaati sağlayanı veya vaatte bulunanı, menfaati sağlamaması veya vaatte bulunmaması halinde işinin hiç, gereği gibi veya zamanında görülmeyeceğine herhangi bir biçimde inandırmış olan kamu hizmetinde görevli kişidir.

 

7. Önerinin 7’nci maddesi ile Esas Yasa’nın 102’nci maddesi değiştirilmiştir. Bu maddeyle, kamu hizmetinde görevli kişilerin iltimas karşılığında ödül alması suçu düzenlenmiştir. Bu maddeyle, bu suçun yalnızca kamuda istihdam edilenler tarafından değil, bu Yasa’nın 2’nci maddesinde düzenlenen biçimiyle kamu hizmetinde görevli herkes tarafından işlenebileceği düzenlenmiştir. Bu suç, kendisine sağlanan para, mal veya herhangi bir ödül karşılığında, görevini yaparken bir kişiye öncelik tanıyan veya herhangi bir biçimde onun lehine iltimas yapan kamu hizmetinde görevli kişi tarafından işlenir ve bu suçu işleyen kamu hizmetinde görevli kişi dört yıla kadar hapis ve ayrıca para cezasıyla cezalandırılabilir.

 

8. Önerinin 8’inci maddesi ile Esas Yasa’ya 102A maddesi eklenmiştir. Bu madde ile zimmet suçu düzenlenmiştir. Kamu hizmetinde görevli olan bir kişi, zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu taşınmaz veya taşınır bir mal üzerinde malikmiş gibi tasarrufta bulunur (örneğin onu amacı dışında kendi özel amaçları için kullanır, tüketir, bir başkasına satar, kiraya verir ve herhangi bir şekilde kullandırırsa) veya bir başka kişinin böyle bir mal üzerinde malikmiş gibi davranmasını sağlarsa zimmet suçu işlemiş olur. Bu suç ağır bir suçtur ve suçu işleyen kişi on yıla kadar hapis ve ayrıca para cezasıyla cezalandırılabilir.

 

9. Önerinin 9’uncu maddesi ile Esas Yasa’nın 104’üncü maddesi değiştirilmiştir. Bu madde ile menfaat temini için sahte, gerçek dışı veya hukuka aykırı evrak düzenleme, imzalama, tasdik etme veya verme suçu düzenlenmiştir. Kamu hizmetinde görevli bir kişi, görev alanına giren bir konuda kendisine veya bir başkasına belli miktarda para ödenmesi talebini içeren veya kendisine veya bir başka kişiye belli bir miktarda para ödenmesini veya taşınır veya taşınmaz bir mal teslim edilmesini emreden, sahte, gerçek dışı veya hukuka aykırı olduğunu bildiği herhangi bir evrak düzenler, imzalar, tasdik eder veya verirse, ağır bir suç işlemiş olur ve sekiz yıla kadar hapis ve ayrıca maddede belirlenen para cezasıyla cezalandırılabilir.

Bu suçun işlenmiş sayılabilmesi için, kamu hizmetinde görevli kişinin düzenlediği, imzaladığı tasdik ettiği veya verdiği evrakın sahte, gerçek dışı veya hukuka aykırı olduğunu bilmesi gerekir. Bu konuda bir bilgiye sahip olmaksızın böyle bir evrakı düzenleyen, imzalayan, tasdik eden veya veren kamu hizmetinde görevli kişi, koşulları oluştuysa görevi kötüye kullanma veya görevi ihmal suçunu işlemiş sayılacaktır.

 

10. Önerinin 10’uncu maddesi ile Esas Yasa’nın 105’inci maddesi değiştirilmiştir. Bu maddeyle görevi kötüye kullanma suçu düzenlenmiştir. Bu suç, genel, tali ve tamamlayıcı niteliktedir. Dolayısıyla, Esas Yasa’nın Üçüncü Kısmının Birinci Bölümünde düzenlenen diğer suçların kapsamına giren fiiller bu suçun kapsamı içerisinde kabul edilmeyeceklerdir.

Görevi kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için, kamu hizmetinde görevli bir kişinin, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle başkalarının haklarını haleldar etmesi veya kamunun zarar görmesine sebep olması veya kendisine veya başkasına menfaat sağlamış olması gerekir. Bunlara ek olarak, Anayasa’nın 136’ncı maddesi gereğince Devlet Yönetimi makamları mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğundan, mahkeme kararlarına aykırı fiilde bulunan kamu görevlisi de bu suçu işlemiş sayılacaktır.

 

11. Önerinin 11’inci maddesi ile Esas Yasa’ya 105A maddesi eklenmiştir. Bu maddede görevi ihmal suçu düzenlenmiştir. Bu suç, genel, tali ve tamamlayıcı niteliktedir. Dolayısıyla, Esas Yasa’nın Üçüncü Kısmının Birinci Bölümünde düzenlenen diğer suçların kapsamına giren ihmal ve gecikme fiilleri bu suçun kapsamı içerisinde kabul edilmeyeceklerdir.

Bu suçun oluşabilmesi için, kamu hizmetinde görevli bir kişinin, görevinin gereklerini yerine getirmeyi ihmal etmek veya görevinin gereklerini yerine getirmeyi geciktirmek suretiyle başkalarının haklarını haleldar etmesi, kamunun zararına sebep olması veya kendisine veya başkalarına menfaat sağlaması gerekir. Bunlara ek olarak, Anayasa’nın 136’ncı maddesine göre, Devlet Yönetimi makamları mahkeme kararlarını uygulamak zorunda olduğundan ve bu kararların uygulanmasını geciktiremeyeceğinden, mahkeme kararlarını uygulamakla görevli kamu hizmetinde görevli kişilerin bu kararları uygulamayı ihmal etmesi veya uygulamayı geciktirmesi de görevi ihmal suçunun kapsamında sayılmıştır.

 

12. Önerinin 12’nci maddesi ile Esas Yasa’nın 106’ncı maddesi değiştirilmiştir. Bu maddede, görevi kötüye kullanma veya görevi ihmal suretiyle fırsat eşitliği sağlanmaksızın kamu personeli istihdamı suçu düzenlenmiştir. Bu suç, esasen bir görevi kötüye kullanma ya da görevi ihmal suçudur. Ancak, ülkemizde bu konuda özellikle partizanlık, hemşerilik ve benzeri sebeplerle yapıldığı iddia edilen istihdamların ciddi sıkıntı yaratması dolayısıyla, izlenen suç siyaseti çerçevesinde, bu fiil, diğer görevi kötüye kullanma ve görevi ihmal suçlarından farklı olarak ağır bir suç olarak tanımlanmış ve bu suç için daha ağır bir ceza öngörülmüştür.

 

13. Önerinin 13’üncü maddesi ile Esas Yasa’nın 107’nci maddesi değiştirilmiştir. Esas Yasa’da yer alan 107’nci maddedeki suç bu Önerinin 9’uncu maddesinde düzenlendiğinden, o suç yerine bu maddede zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması suçu düzenlenmiştir.

Tipik örneği kolluk personeli olan bazı kamu personeli, yasalarla, görevini yerine getirirken zor kullanma yetkisine sahip kılınmıştır. Böyle bir yetkiye sahip kamu personelinin bu yetkiyi ölçülülük ilkesi çerçevesinde kullanması gerekir. Bu nedenle, bu maddede, görevini yaptığı sırada kişilere karşı görevinin ve durumun gerektirdiği ölçüyü aşarak zor kullanan zor kullanma yetkisine sahip kamu personelinin ağır bir suç işlemiş olacağı ve beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılabileceği düzenlenmiştir.

 

14. Önerinin 14’üncü maddesi ile bu Yasa’nın Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir.

 

Kısa İsim

Madde 1

Bu Yasa, Ceza (Değişiklik) Yasası olarak isimlendirilir ve aşağıda Esas Yasa olarak anılan Ceza Yasası ile birlikte okunur.

 

Esas Yasa’nın 100’üncü maddesinin değiştirilmesi

Madde 2

Esas Yasa’nın 100’üncü maddesi kaldırılmak ve yerine aşağıdaki yeni 100’üncü madde konmak suretiyle değiştirilir.

“Birinci Bölüme İlişkin Tefsir

100. Bu Bölümde, metin başka türlü gerektirmedikçe,

‘Kamu hizmetinde görevli kişi’, başbakanı, milletvekili olsun veya olmasın bakanları, milletvekillerini, yargıçları ve savcıları, belediye başkanlarını, belediye meclis üyelerini, muhtarları ve ihtiyar heyeti üyelerini, güvenlik kuvvetleri mensuplarını, polis mensuplarını, tasdik memurlarını, Devletin veya kamu kurum ve kuruluşlarının avukatlığını veya hukuk danışmanlığını yapanları, kamu personelini ve kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarının, kamu bankalarının, kooperatiflerin, Vakıflar Örgütü ve Din İşleri Dairesi’nin başkan ve yönetim kurulu üyelerini ve yasalarla oluşturulan yönetim kurullarının başkan ve üyelerini anlatır.

‘Kamu personeli’, hangi yasa altında istihdam edildiğine ve istihdam şekline bakılmaksızın, Devletin, yerel yönetimlerin ve özerk ve döner sermayeli birimler dahil her tür ve düzeydeki kamu tüzel kişilerinin personelini anlatır.

 

Esas Yasa’nın 101’inci maddesinin değiştirilmesi

Madde 3

Esas Yasa’nın 101’inci maddesi kaldırılmak ve yerine aşağıdaki yeni 101’inci madde konmak suretiyle değiştirilir.

“Görevin Yerine Getirilmesi Karşılığında Ödül Kabul Etme

101. Kamu hizmetinde görevli bir kişi, görevini yerine getirmek için herhangi bir kişiden para, mal veya başka herhangi bir ödül alır veya bir ödülü veya ödül vaadini kabul ederse, ağır bir suç işlemiş olur ve beş yıla kadar hapis cezasına ve para cezasına çarptırılabilir.”

 

Esas Yasa’ya yeni 101A maddesinin eklenmesi

Madde 4

Esas Yasa, 101’inci maddesinden sonra aşağıdaki yeni 101A maddesi eklenmek suretiyle değiştirilir.

“Rüşvet

101A. (1) Görev alanına giren bir işi hukuka aykırı olarak yapması veya yapmaması için, kamu hizmetinde görevli bir kişiye veya onun göstereceği bir üçüncü kişiye, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, mal, para veya başka herhangi bir menfaat sağlayan bir kişi, ‘rüşvet verme’ adı verilen ağır bir suç işlemiş olur ve on yıla kadar hapis ve para cezasına çarptırılabilir.

(2) Görev alanına giren bir işi hukuka aykırı olarak yapmak veya yapmamak için, kendisine veya göstereceği üçüncü bir kişiye, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, mal, para veya başka herhangi bir menfaat temin eden kamu hizmetinde görevli bir kişi, ‘rüşvet alma’ adı verilen ağır bir suç işlemiş olur ve on yıla kadar hapis cezasına ve para cezasına çarptırılabilir.

(3) Yukarıdaki (1)’inci ve (2)’nci fıkralarda düzenlenen suçlar, rüşvet konusunda anlaşmaya varılması halinde, anlaşmanın gerekleri yerine getirilmese dahi işlenmiş sayılır.

(4) Kamu hizmetinde görevli bir kişinin rüşvet talebinde bulunması fakat bunun kendisinden rüşvet talep edilen kişi tarafından kabul edilmemesi durumunda, kamu hizmetinde görevli kişi yukarıdaki (2)’nci fıkrada düzenlenen suçu işlemiş olur ve söz konusu fıkrada öngörülen cezalara çarptırılabilir.

(5) Kamu hizmetinde görevli bir kişiye rüşvet teklif eden fakat bu teklifi kamu hizmetinde görevli kişi tarafından reddedilen kişi ağır bir suç işlemiş olur ve beş yıla kadar hapis cezasına ve para cezasına çarptırılabilir.

(6) Rüşvet teklifinin veya talebinin karşı tarafa iletilmesi veya rüşvetin sağlanması konusunda aracılık eden herhangi bir kişi ağır bir suç işlemiş olur ve dört yıla kadar hapis cezasına ve para cezasına çarptırılabilir.

Bu fıkrada düzenlenen suç kamu hizmetinde görevli bir kişi tarafından işlenirse, suçu işleyen ağır bir suç işlemiş olur ve altı yıla kadar hapis cezasına ve para cezasına çarptırılabilir.

(7) Başka birisinin verdiği rüşvet karşılığında menfaat temin eden üçüncü kişi veya tüzel kişinin menfaati kabul eden yetkilisi, bu menfaatin rüşvet karşılığında temin edildiğinden haberdar olması halinde, ağır bir suç işlemiş olur ve on yıla kadar hapis cezasına ve para cezasına çarptırılabilir.”

 

Esas Yasa’ya yeni 101B maddesinin eklenmesi

Madde 5

Esas Yasa, bu Yasa ile eklenen 101A maddesinden sonra aşağıdaki yeni 101B maddesi eklenmek suretiyle değiştirilir.

“Rüşvet Suçunda Etkin Pişmanlık

101B. (1) Rüşvet alan kamu hizmetinde görevli kişi, durum resmi makamlarca öğrenilmeden ve bu konuda herhangi bir soruşturma başlatılmadan önce, yetkili makamları durumdan haberdar eder ve rüşvet konusu mal, para veya herhangi bir şeyi bu makamlara aynen teslim ederse, kendisine rüşvet suçundan dolayı ceza verilmez. Bu durumda rüşvet konusu mal, para veya herhangi bir şey yetkili makamlarca müsadere edilir.

Ancak, rüşvet alan kişinin yukarıda belirtilen sebeplerle ceza almaması, rüşvet verenin cezalandırılmasını engellemez.

(2) Bir kişiyle rüşvet alma konusunda anlaşma yapan kamu hizmetinde görevli bir kişi, durum resmi makamlarca öğrenilmeden ve bu konuda herhangi bir soruşturma başlatılmadan önce, yetkili makamları durumdan haberdar ederse, kendisine rüşvet suçundan dolayı ceza verilmez.

Ancak, rüşvet almak için anlaşma yapan kamu hizmetinde görevli kişinin bu fıkradaki sebeplerle ceza almaması, rüşvet verme konusunda anlaşma yapanın cezalandırılmasını engellemez.

(3) Rüşvet veren veya bu konuda kamu hizmetinde görevli bir kişiyle anlaşma yapan kişi, durum resmi makamlarca öğrenilmeden ve bu konuda herhangi bir soruşturma başlatılmadan önce yetkili makamları durumdan haberdar ederse, kendisine rüşvet verme suçundan dolayı ceza verilmez.

Bu durumda rüşvet alana rüşvet olarak verilen mal veya para rüşvet alandan alınarak rüşvet verene iade edilir.

Rüşvet verenin veya bu konuda kamu hizmetinde görevli kişiyle anlaşma yapan kişinin bu fıkradaki sebeplerle ceza almaması, rüşvet alan veya rüşvet almak için anlaşma yapan kamu hizmetinde görevli kişinin cezalandırılmasını engellemez.

(4) Rüşvet suçuna aracılık eden veya rüşvet suçundan menfaat elde eden üçüncü kişi, durum resmi makamlarca öğrenilmeden ve bu konuda herhangi bir soruşturma başlatılmadan önce, yetkili makamları durumdan haberdar ederse, kendisine bu suçtan dolayı ceza verilmez.

Böyle bir kişinin bu fıkradaki sebeplerle ceza almaması, rüşvet veren ve rüşvet alanın cezalandırılmalarını engellemez.”

 

Esas Yasa’ya yeni 101C maddesinin eklenmesi

Madde 6

Esas Yasa, bu Yasa ile eklenen 101B maddesinden sonra aşağıdaki yeni 101C maddesi eklenmek suretiyle değiştirilir.

“İrtikap

101C. Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle, bir kişinin, hukuka uygun bir işinin, hiç, gereği gibi veya zamanında görülmeyeceği endişesiyle, kendisine veya göstereceği üçüncü bir kişiye menfaat sağlamasını veya bu yolda vaatte bulunmasını sağlayan kamu hizmetinde görevli bir kişi ağır bir suç işlemiş sayılır ve sekiz yıla kadar hapis cezasına ve para cezasına çarptırılabilir.”

 

Esas Yasa’nın 102’nci maddesinin değiştirilmesi

Madde 7

Esas Yasa’nın 102’nci maddesi kaldırılmak ve yerine aşağıdaki yeni 102’nci madde konmak suretiyle değiştirilir.

“Kamu Hizmetinde Görevli Kişinin İltimas Karşılığında Ödül Alması

102. Kamu hizmetinde görevli bir kişi, görevini yaparken, kendisine para, mal veya herhangi bir ödül sağlayan bir kişiye veya onun gösterdiği bir üçüncü kişiye öncelik tanır veya herhangi bir biçimde iltimas yaparsa ağır bir suç işlemiş olur ve dört yıla kadar hapis cezasına ve para cezasına çarptırılabilir.”

 

Esas Yasa’ya yeni 102A maddesinin eklenmesi

Madde 8

Esas Yasa, 102’nci maddesinden sonra aşağıdaki yeni 102A maddesi eklenmek suretiyle değiştirilir.

“Zimmet

102A. Görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu bir mal üzerinde malikmiş gibi tasarrufta bulunan veya bir başka kişinin böyle bir mal üzerinde malikmiş gibi tasarrufta bulunmasını sağlayan kamu hizmetinde görevli bir kişi ‘zimmet’ adı verilen ağır bir suç işlemiş olur ve on yıla kadar hapis cezasına ve para cezasına çarptırılabilir.”

 

Esas Yasa’nın 104’üncü maddesinin değiştirilmesi

Madde 9

“Menfaat Temini İçin Sahte, Gerçek Dışı veya Hukuka Aykırı Evrak Düzenleme, İmzalama Tasdik Etme veya Verme

104. Görev alanına giren bir konuda, kendisine veya başka birine ödenebilecek veya ödenmesi talep edilen herhangi bir meblağ veya kendisine veya başka birine herhangi bir ödeme yapılması veya eşya teslim edilmesi ile ilgili sahte, gerçek dışı veya hukuka aykırı olduğunu bildiği halde bir rapor, beyanname veya herhangi bir evrak düzenleyen, imzalayan tasdik eden veya veren kamu hizmetinde görevli bir kişi ağır bir suç işlemiş olur ve sekiz yıla kadar hapis cezasına ve para cezasına çarptırılabilir.”

 

Esas Yasa’nın 105’inci maddesinin değiştirilmesi

Madde 10

Esas Yasa’nın 105’inci maddesi kaldırılmak ve yerine aşağıdaki yeni 105’inci madde konmak suretiyle değiştirilir.

“Görevi Kötüye Kullanma

105. Bu bölümde ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle başkalarının haklarını haleldar eden, kamunun zararına sebep olan veya kendisine veya başkalarına menfaat sağlayan veya mahkeme kararlarına aykırı fiilde bulunan kamu hizmetinde görevli bir kişi hafif bir suç işlemiş olur ve iki yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilir.”

 

Esas Yasa’ya yeni 105A maddesinin eklenmesi

Madde 11

Esas Yasa, 105’inci maddesinden sonra aşağıdaki yeni 105A maddesi eklenmek suretiyle değiştirilir.

“Görevi İhmal

105A. Bu bölümde ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yerine getirmeyi ihmal etmek veya görevinin gereklerini yerine getirmekte gecikmek suretiyle başkalarının haklarını haleldar eden, kamunun zararına sebep olan veya kendisine veya başkalarına menfaat sağlayan veya mahkeme kararlarını uygulamakla yükümlü olduğu halde bunları uygulamayan veya bunların uygulanmasını geciktiren kamu hizmetinde görevli bir kişi hafif bir suç işlemiş olur ve bir yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilir.”

 

Esas Yasa’nın 106’ncı maddesinin değiştirilmesi

Madde 12

Esas Yasa’nın 106’ncı maddesi kaldırılmak ve yerine aşağıdaki yeni 106’ncı madde konmak suretiyle değiştirilir.

“Görevi Kötüye Kullanma veya Görevi İhmal Suretiyle Fırsat Eşitliği Sağlanmaksızın Kamu Personeli İstihdamı

106. Kamu personeli istihdam edilmesi konusunda yetkiye sahip olup, görevinin gereklerini yerine getirmemek, istihdam edilecek makamı ve istihdam koşullarını ilan etmemek ve istihdam edilecek makam için başvuruda bulunan kişileri sınava tabi tutmamak suretiyle fırsat eşitliğini engelleyen kamu hizmetinde görevli bir kişi ağır bir suç işlemiş olur ve beş yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilir.”

 

Esas Yasa’nın 107’nci maddesinin değiştirilmesi

Madde 13

Esas Yasa’nın 107’nci maddesi kaldırılmak ve yerine aşağıdaki yeni 107’nci madde konmak suretiyle değiştirilir.

“107. Zor Kullanma Yetkisine İlişkin Sınırın Aşılması

Görevini yaptığı sırada kişilere karşı görevinin ve durumun gerektirdiği ölçüyü aşarak zor kullanan zor kullanma yetkisine sahip bir kamu personeli ağır bir suç işlemiş olur ve beş yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilir.”

 

Yürürlüğe Giriş

Madde 14

Bu Yasa Resmi Gazetede yayımlandığı tarihten başlayarak yürürlüğe girer.

 

1 Comment

  1. mehmet özkardaş Reply to mehmet

    Sevgili Erhürman , sizi içtenlikle kutluyorum. İyi ki varsın ve iyi ki meclistesin…

Yorum Yaz